Ortaklık ve Şirket İhtilafları- Son Hesaplaşma

 

1

İster çalışan bir işletmeyi, şirketi ya da franchise’i satın alsın, isterse sıfırdan yeni bir şirket (start-up) kursun, girişimci kişisel ekonomik durumunu kendi kontrolü altına alma isteğiyle motive olur. Hikayelerini her gün duyuyor ve ticari girişimcilerin becerilerine , yoktan var edebilme yeteneklerine ve sınırsız azimlerine hayran oluyorum. Kendi memleketinden uzak, topraklarından ayrı, yabancı bir ülkede herşeye rağmen bu zoru başaranlar ise, özel bir övgüyü sonuna kadar hak ediyorlar.

Ortaklar arasındaki ihtilaflar büyük emeklerle kurulan ve ayakta tutulan bu işletmelerin dağılmasına ve nihayet feshedilmesine yol açabiliyor. Bu durumda bazen eski arkadaşlıklar bozuluyor ve taraflar heyecan ve stres altında –kolaylıkla- yanlış kararlar verebiliyorlar.

  1. Anlaşmalarınızı mutlaka yazılı yapın. Ortaklar, ilişkilerinde el sıkışıp “ağızdan çıkan söze güven”i esas alsalar da, anlaşmaların yazılı olması çok önemli amaçlara hizmet eder. Bir çok anlaşmanın dava ya da icra edilebilmesi için yazılı olması zorunludur. Yazılı anlaşmada, taraflar başlangıçta anlaşmadan doğan borç ve yükümlülüklerini kayıt altına alıp hükümlerde anlaşacakları için, bu ileride kimin neyi, nasıl yapacağı konusundaki haklı anlaşmazlıkları azaltacaktır. Hukuk, yazılı, imzalı anlaşmalara itibar eder ve ağırlık verir. Anlaşma şartlarını siz, 10 yıl sonra belki hatırlayabilirsiniz. Peki, karşı taraf hatırlayacak mı? Ya da anlaşmayı yaptıktan sonra bu dünyadan ayrılan tarafın mirasçıları, aradaki anlaşma ve hükümlerini nasıl bilecek? Ayrıca, okumadığınız ve tam olarak anlamadığınız hiç bir anlaşmayı da asla kabul edip, imzalamayın. Yazılı anlaşmaların açık ve sarıh olmasına da mutlaka özen gösterin.
  2. Ortaklar arasındaki güç dengesine dikkat edin. Bozulan bir çok ortaklıkta, ortaklara “Neyi farklı yapardınız?” sorusunu sorsanız, alacağınız cevapların en az yarısı “Güç dengesine dikkat etseydim” olur. Bir süre önce, iki ortağın şirket hisselerine yarı yarıya sahip oldukları bir şirketin tasfiyesinde yer aldım. Şirketin yönetim kurulu üç kişiden oluşuyordu; ortaklar ve ortaklardan birisinin eşi. Bu, şirketin yönetiminde yönetim kurulunda eşi olan hissedar lehine önemli bir dengesizlik oluşturmuş ve diğer ortağın istediği hiç bir karar yönetimden geçmez olmuştu. Herşeye sıfırdan başlama imkanları olsaydı, eminim yönetim kurulunun üçüncü kişisini bağımsız bir kişiden seçilmesini temin ederler ve ekomomik anlamda eşit haklara sahip bir ortağın yönetimde azınlık durumuna düşmesini önlerlerdi.
  3. Haklarınızı bilin. Kanundan doğan haklarınızı, kuvvetinizi ve zaafiyetinizi bilin: Bilirseniz asılsız ve mesnetsiz tehtidlerin görüş alanınızı daraltmasına izin vermezsiniz. Mahkeme yoluyla ortaklıkların bitirilmesi veya şirketin feshi durumunda, taraflar yasal masraflarla karşı karşıya kalırlar ve varlıkların paraya çevrilmesinde gerçek değeri bulmak zorlaşır. Bu sebeple, haklarını bilerek ve üst düzey güven içinde masaya oturmak, müzakerenin her iki taraf için de en iyi şekilde sonuçlanmasını temin eder.

Amerika’da ticaret hukuku meselenizin ilk başlangıcında değerlendirilmesi New York Barosu avukatı GOKHAN YAZICI ile  irtibata geçin.

Gokhan Yazici

Gokhan Yazici is an experienced attorney and counsellor practicing in the state of New York. He is specialized in U.S. Immigration Law, Corporate & Business Law, Business Transactions, Commercial Litigation, International Trade & U.S. Customs Law. Mr. Yazici holds an LL.B. degree from Istanbul University Law School and an LL.M. degree from Temple University James Beasley School of Law.