NEDEN HER TİCARİ İŞLETMENİN BİR AVUKATI OLMALI?

14NEDEN HER TİCARİ İŞLETMENİN BİR AVUKATI OLMALI?

ABD hukuk sistemi, kara avrupası hukuk sisteminden çok daha farklı ve karmaşık bir hukuk sistemi olmasının yanısıra, federal devlet yapısı karmaşayı daha da yoğun bir hale getiriyor.

ABD’de sık sık, “eğer ticaretle uğraşacaksanız, kendi işinizi yapacaksanız, iyi bir muhasebeciniz ve iyi bir avukatınız olmalı” deyişini işitmişsinizdir. İşletmecinin neden bir muhasebeciye ihtiyacı olacağının cevabı çok açık; muhasebeci, işletmenin hesap planını kuracak, belli aralıklarla hesapları gözden geçirecek ve gerekli eyalet ve federal vergi beyannamelerini hazırlayacak.

Buna karşılık işletmede görünürde herşey yolunda giderken neden bir avukata ihtiyaç olduğu o kadar açık ve kolay anlaşılır bir durum değildir. İşinin ehli bir ticaret avukatı işletmeye temel imar planı uygunluğundan, komplex ticari marka ve telif hakkı konusunda hukuki tavsiyelere kadar, hangi şirket tipinin kurulması kararından, açılan davanın yürütülmesi ve sorumluluk ve risk değerlendirmesine kadar, işletmenin her faaliyet devresinde hayatı destek verir. Gerek küçük ticarethane olsun gerekse orta ölçekli ya da büyük işletme olsun, her işletmenin aleyhine dava açıldığı zaman bu meseleyle uğraşmak üzere bir avukata ihtiyacı olacaktır. Eğer yeteri kadar uzun süredir ticaretle uğraşıyorsanız, er ya da geç yolunuz mahkemeye ya davalı, ya da davacı olarak düşecektir. Serbest ticaret ve özgür rekabetin geçerli olduğu günümüz ekonomilerinde her işletme sahibinin buna önceden hazırlıklı olması gerekir. Bir çok iş sahibinin ve işletmenin aklına bir avukat bulmak ve acilen görüşmek, ancak mahkemeden, ya da karşı tarafın avukatından dava açıldığına dair belgeler eline ulaştığında gelir. Çoğu zaman bu noktada herhangi bir önlem, ya da savunma için esasen geç kalınmıştır. Halbuki bir işletmenin avukata ihtiyacı çok daha önce, hatta şirketin ilk kurulma aşamasından itibaren vardır. Şirket kurulurken hangi şirket tipini kurmak şirketin faaliyet alanı için daha uygundur? Şirket ortakları arasında anlaşmazlıklar nasıl giderilecek? İleride ortaklardan birisinin ortaklıktan ayrılması halinde, ayrılmak isteyen ortağın hisselerinin akıbeti ne olacak? Bunlar ve benzeri bir çok konu daha şirketin kuruluş aşamasında düşünülmeli ve gerekli ortaklık sözleşmeleri, ileride ortaya çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek amacıyla, titizlikle hazırlanmalı ve düzenlenmelidir. Böylelikle ileride olası tatsızlıklar, anlaşmazlıklar ve nihayet kaçınılmaz olarak davalar, baştan -bazen de basit önlemlerle- önlenebilir.

Biliyorum, bir çoğunuz avukatların mahkemeleri ve davaları sevdiğini çünkü bu yoldan para kazandıklarını düşünüyorsunuz. Her ne kadar bunda gerçek payı bulunsa da, asıl tercih edilmesi gereken, önceden alınmış hukuki önlemlerle ileride dava konusu olma riskini azaltmak, ya da –daha da iyisi- tamamen ortadan kaldırmaktır. Çünkü dava neticesinde kazanan, çoğu zaman taraflardan aldığı avukatlık ücretleri ile tarafların avukatları olacaktır. Her şeyin ötesinde, işinize, verimliliğinize vermeniz gereken dikkat ve enerjinizi, yıllar süren hukuki çekişme ve davalarda harcamak, işletmenizi de hedeflerinden uzaklaştıracaktır. İlk işinizi başlatırken hangi tip şirket kurulmasının kararından başlayarak, ortaklar arasında yapılacak ortaklık sözleşmesinin kaleme alınması ve diğer bütün sözleşmelerinizin gözden geçirilmesi gibi önemli hukuki olayları düzenleyen ve bir nevi işletmenizin yönetiminin integral parçası haline gelecek bir avukatla en baştan çalışmaya başlamak, sonradan telafisi mümkün olmayan zararları büyük ölçüde önleyecektir. Uzmanlığı ticaret hukuku olan avukatlar, işletmelerin iş dünyasında karşılaşacakları riskleri analiz etmek ve önlemek üzere eğitim almışlardır. Bu, onların sözleşmelerdeki boşlukları, sizin göremediğiniz ufak ama sonuçları büyük nüansları görmelerini sağlar. Bu sayede olay anlaşmazlığa gitmeden almanız gereken tüm önlemleri almış olursunuz. Unutmayın, American hukuk sistemi bir nevi kapan gibidir. Yani mahkemeye girmek son derece kolaydır ancak, bu “kapana” girdiniz mi çıkması da bir o kadar zor ve masraflıdır. Kimse avukatlara para ödemek için can atmaz, ancak unutulmamalıdır ki, sorunlar başınıza geldiğinde cebinizden çıkacak olan para ve riskler, en baştan bir avukatla çalışmaya başlamanız halindeki maliyet ve risklerden kat be kat fazla olacaktır.

İşletmeler, işinin ehli bir ticaret avukatı ile danışmanlık sözleşmesi esasına dayalı bir çalışma şeklini benimseyebilirler. Bu tür bir düzenleme ile işin araştırma ve günlük idari kısmını işletme üstlenirken, avukat hukuki kontrol, gözden geçirme ve yönlendirme görevini yerine getirecektir. Bu şekildeki bir düzenleme hem ileride olası hukuksal problemleri önleme adına etkili, hem de maliyeti itibariyle uygun şartlarda olacaktır. Çünkü işin bir çoğu işletme bünyesinde yapılacak, avukata ise sadece dökümanların gözden geçirilmesi/tetkik edilmesi kalacaktır.

Hukuki meselenizin ilk başlangıcında değerlendirilmesi icin lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Gokhan Yazici

Gokhan Yazici is an experienced attorney and counsellor practicing in the state of New York. He is specialized in U.S. Immigration Law, Corporate & Business Law, Business Transactions, Commercial Litigation, International Trade & U.S. Customs Law. Mr. Yazici holds an LL.B. degree from Istanbul University Law School and an LL.M. degree from Temple University James Beasley School of Law.